Kafede

Denizin bir sokak üstündeki evinde rüzgârlı havalarda dalgaların sesini duyabiliyordu. Ne zaman bu sesi duysa yağmura, fırtınaya aldırmadan deniz kenarındaki kafeye gidiyor; saatlerce denizi seyrediyordu. Denizin köpüklenişi içinde bir yere dokunuyordu sanki. Dalgalar, kafenin duvarlarına vurdukça çıkardığı ses, bir çığlık gibi kulaklarında uğulduyordu. O sabah erkenden dalgaların ve rüzgârın sesine uyandı. Hazırlıklarını bitirdikten sonra şiddetlenerek […]

Devamını Oku

Ormanda

Pencerenin öbür tarafında oturan adamı gördüm. Mevsimlerin kaderini bilen yaşlılar gibi baktı bana. Uzun saçları iki yandan boynuna ölü yapraklar gibi dökülüyordu. Kiliseye doğru yürüdüm. İlk mezarlara vardım. Mezarların arasından geçerek dar patika yoldan eve dönmeyi düşünüyordum. Dışarıda güneşi görmüş; onun parlayışına aldanıp kendimi bir anda sokağa atmıştım. Yavaş adımlarla mezarlığın içinde ilerlerken erken baharın […]

Devamını Oku

Başka Bir İktidar

Cem Akaş bir distopya olan romanı Y’de erkeksiz bir toplum yaratıyor. Y kromozomunun bir vüris ile yok olduğu romanda yüz elli yıldır kadınların hüküm sürdüğü bir toplum hakim. Erkeklerin yaşadığı dönem ‘karanlık çağ’ olarak adlandırılıyor. Ve erkeklikle ilgili her şeye karşı derin bir nefret var. Sanatta bu nefretten nasibini alıyor. Erkeklerin ürettiği sanat eserleri yok […]

Devamını Oku

Aynadaki Resimler

Gürsel Korat’ın Unutkan Ayna adlı romanı tarihsel bir olay üzerine kurulmuş: 1915 Ermeni tehciri. Ancak romanda üzerinde durulan temel konu tehcirden çok, olay gerçekleşene kadar geçen sürede yaşanan bazı olaylar. Tarihimizin bu önemli olayına tarafsız bir gözle yaklaşan yazar, bir bakıma kararı okura bırakıyor. Ben unutkan aynayı fotoğraflar olarak yorumladım. Geçmişte yaşanan her şey fotoğraflarda […]

Devamını Oku

Öykü ve Roman

Öykü mü roman mı, diye sorsalar hiç düşünmeden roman, diye cevap veririm. Çünkü roman okumayı çok seviyorum. Romanın kurduğu geniş dünyanın içine girmek, orada kaybolarak sayfaları tüketmek en büyük keyiflerden biri benim için. Öykü kısa ve yoğun olduğu için arka arkaya farklı metinler okumak zorunda kalıyorsun. Hâlbuki romanda birçok öykünün birleşimi ile karşı karşıya kalıyorsun. […]

Devamını Oku

Okumak ve Yazmak

Bir kitaba başlıyorum. Onun dünyasına teslim oluyorum okurken. Sayfalar ilerlerken yeni bir dünyanın keyfini çıkarıyorum. Bu sayfalarda karşıma çıkan yeni dünyalar beni büyülüyor. Her yazar, kendi penceresinden bakıyor dünyaya. Ben de her yazarla yeni bir pencere sahibi oluyorum. Böylelikle hayat genişliyor. Görmediğim, yaşamadığı; görüp yaşamaya ömrümün yetmeyeceği birçok hayat ile tanışıyorum böylelikle. Okumak zenginleşmek benim […]

Devamını Oku

Çimen Yaprakları/Walt Whitman – Dedalus Kitap

Bu kitap 10.baskıdan çevrilmiştir. 450 sayfa olan kitap yüz sayfaya kadar kısaltılmıştır. Hayatını kazanmak için eğitimini yarım bırakan Whitman, kendini okuyarak ve yazarak eğittiğini söylemiştir. İnsancıl, ulusçu bir şairdir. Aydınlık düşünceli iyi söz söyleyen bir insandır. Ona göre “Birçok şiirden örülmüş, tek bir şiirdir.” Çimen Yaprakları. Sadece Amerika’nın şarkısını söylüyorum, yeryüzünün öbür topraklarına karşı…” diyerek […]

Devamını Oku

Yaşamla Ölüm Arasında

“Hayatta en önemli şey nedir?” sorusuna her insanın vereceği farklı cevaplar olabilir. Ama çoğunluğumuzun vereceği yanıt sanırım, sağlık olacaktır. Bedenimizin herhangi bir yerinde bir ağrı olduğu zaman, önem verdiğimiz her şey bir anda değerini kaybediyor çünkü. Günlük rutinlerimizi bir yana bırakıp bedenimizin ağrıyan yerine odaklanıyoruz. İyileşene kadar da başka hiçbir şeyle ilgilenemiyoruz. Bir de bizi […]

Devamını Oku

Herkes Alışıktı Belki de…

Gezi Apartmanı Filiz Elasu’nun ikinci romanı. İlk romanı Oyun‘da olduğu gibi bu romanda da yazar, toplumsal sorunların altını çizmeye devam ediyor. Yaşadığımız şehrin ve içinde yaşayan insanların modernleşme ile birlikte yaşadığı değişimi bir apartmanda somutlaştırarak anlatıyor. Toplumsal hayatın temel taşlarından biri olan empati yeteneğimizi yitirdiğimiz zaman başkalarının acılarına duyarsızlaşıyoruz. Çevremizde olan biten bütün olumsuzluklar bize […]

Devamını Oku

Öykü

Herkes birgün döner yarım bıraktığı öykünün yurduna. Eksiklik tamamlanmadıkça rahat vermez öyküler insana. Gerçi insan var olduğundan beri, yeryüzüne öyküler bırakarak dolaşır. Bütün öyküler yarım, bütün öyküler eksiktir. Koltuktan kalkarak bavulumu aldım. Trenden indim. Ağır adımlarla istasyonun loş, taş binasına doğru ilerledim. Trenin tak tak sesleri boğdu sessizliği bir an. Sonra anlamsız bir boşluk kapladı […]

Devamını Oku