Kurmaca Uydurmaca

İnsan önce bedeni sonra çevresi ve sonunda dünya ile sınırlandırılmış bir varlık. Sanat ise bu sınırların kalktığı özgür bir alan. Anlatıcı-yazar sanatın bu özelliğinden yararlanarak bu sınırlardan ve iç sıkıntısından kurtulmak ister. Her gün önünden geçtiği saatçiden yola çıkarak bir karakter yaratmıştır zihninde. Saatçinin bütün özelliklerini bellidir. Fiziki özellikleri bile. Bu yüzden bıyıksız olmasına şaşırır. […]

Devamını Oku

Ela Gözlü Pars*

“Haksız yere mahkûm edilen oğlum Nazım Hikmet açlık grevindedir. Ben de ölmek istiyorum. Gece gündüz oruçluyum. Bizi kurtarmak isteyenler bu defteri adreslerini de yazarak imzalasınlar.” 70 yaşındaki Celile Hanım, Bursa Hapishanesinde yatan, oğlu Nazım için Galata Köprüsünde bir imza kampanyası başlatır. Kardeşi Münevver ile birlikte bir pankart hazırlayarak yukarıdaki cümleleri yazar. Nazım Hikmet’in kuzeni Oktay […]

Devamını Oku

Tasavvuf ve Yunus Emre

Tasavvuf XIII. yüzyılın toplumsal yaşantısındaki karışıklıklar, insanların Moğol istilasından kaçan sûfilerin kurdukları tekkeler çevresinde toplanmasına neden olmuştu. Süregelen savaşlar, halkı maddi dünyadan manevi dünyaya doğru yönlendirmişti. Tekkeler, Anadolu Selçuklularının sûfilere gösterdiği saygı ile desteklenince Anadolu halkı arasında, bir tasavvuf hayatı başladı. Tasavvuf felsefesi, İslam düşüncesinin daha önceki düşüncelerden de yararlanarak ortaya koyduğu bir din felsefesidir. […]

Devamını Oku

Suç ve Ceza Üzerine Düşünceler

Her roman, kendi dinamikleri içerisinde başlar, gelişir ve sonlanır. Bu dinamikler özellikle psikolojik romanlarda daha içsel durumlara bağlı olarak gelişir. Suç ve Ceza romanı da psikolojik ve aynı zamanda ideolojik bir romandır. Diğer taraftan polisye bir roman olarak okunması da mümkündür. Nitekim ilk yayınlandığı dönemde daha çok bu yönü ile dikkatleri üzerine çekmiş; zaman içerisinde […]

Devamını Oku

Karakter Yaratmak

Kurmaca bir metinde karakter, yazarın zihninde biriktirdiklerinden oluşur. Bu oluşum mekâna, zamana ve olay örgüsüne göre şekillenir. Kurmaca yazarken metin bir bütün olarak zihinde canlandığı zaman karakterde o bütünün içinde var olur. Ancak bu oluşum hamdır. Zamana yayılan düzeltmelerle karakter de kurmaca da gerçek biçimini alır. Kurmaca metin yazan bir yazarın dikkati, diğer insanlardan farklıdır. […]

Devamını Oku

Sonsuz Bekleyiş

  Patlak bir top ve tutulmamış sözler. Ondan geriye kalanlar. Yüzündeki derin çizgiler geliyor aklıma şimdi. Oysa o kadar yaşlı sayılmazdı. Yorgun ve düşünceli görünürdü her zaman. Sanki ağır bir yük altında kalmış gibi bakardı gözleri. Her akşam, işten döndüğünde sobanın yanındaki döşemesi yıpranmış koltuğuna oturur. Beni çağırır; kucağına oturtur ve o gün neler yaptığımı […]

Devamını Oku

Mavi Sardunyalar

II Kolunu uzattı. Derin bir boşluğun içine düşer gibi, iniş bir türlü bitmemişti. Sonra düştü beyaz çarşafın üzerine… Keşke uyanmasaydım diye geçirdi içinden… Saate baktı; 6:30’u gösteriyordu. Uzun zamandır yaptığı gibi saymaya başlamadan hızla kalktı; hemen banyoya gitti; duşa girdi. Sıcak suyun, vücudundan kayıp gitmesini izledi bir süre. Ama sayılar, sulardan daha hızlı hareket ediyordu. […]

Devamını Oku

Kutu Kutu İstanbul

I Sokaklarda dolaşıyorum. Başımın üzerinde yükselen binaların camlarında ışıklar yanıyor. Artık güneşin aydınlatmadığı bu kutular şehrini, sarı beyaz ampuller aydınlatacak. Her birinde ayrı bir dünyanın yaşadığı bu pencerelere bakarken, insanın ne kadar zavallı bir varlık olduğunu bir kez daha hatırlıyorum. Kısır bir döngünün içinde kaybolan hayatlarını, kutulardan kutulara sürüklerken aynada yüzlerine, gören gözlerle bakmayan, ya […]

Devamını Oku