Tanrıların Dağı İda’nın Eteklerinde Dört Gün

Karşımda yeşilliğin arasından görünen masmavi bir deniz. Arkamda Kaz Dağları. Sol yanımda bu dağların eteklerine kurulmuş bir köy. Adatepe. Cırcır böceklerinin aralıksız cırıltısı. Zamanın dışında, modern hayatın uzağında, modernizmi anlamaya çalışacağım. Taş Mektebi çevreleyen duvarların üzerine oturdum. Mezarlık, çam ormanı ve denizden oluşan manzaraya bakıyorum. Hayatın ve ölümün böylesine iç içe geçtiği bir mekanda, zamanın […]

Devamını Oku

Ete Kemiğe Bürünen Karakterler

İhsan Oktay Anar. Muhayyel olduğu düşünülen yazar. Bugün Bilgi Üniversitesindeki sempozyumda, ete kemiğe bürünerek her bir karakteri kılığında karşıma dikiliverdi.  Binadan içeriye girdiğim zaman kalabalığın arasından görünen mumdan heykeller ve çizimler karşında önce bir şaşkınlık geçirdim. Zihnimde oluşturduğum resimleri, karşımda görmek doğrusu pek iyi gelmedi. Sanki okuduğum metnin dünyasının zihnimde yarattığı iz düşümüne ihanet eder […]

Devamını Oku

Düşünmeden İnananlar İçin

2006 Nobel Edebiyat Ödülü ‘Kentinin melankolik ruhunun izlerini sürerken kültürlerin birbiriyle çatışması ve örülmesi için yeni simgeler bulan’ Orhan Pamuk’a verilmiştir.” İsveç Akademisi Bir yazar için yaşanabilecek en büyük mutluluk olmalı Nobel’i almak ve üstelik bunu ülkesine kazandıran ilk yazar olmak. 2006 yılında Orhan Pamuk’a ödülü veren İsveç Akademisi, gerekçesini açıklarken bu cümleyi kurmuş. O […]

Devamını Oku

Hayat Yeniden

Beden denen makine bir yerinden arızalandı mı bütün hayatı askıya almak zorunda kalıyor insan. Her şey boşlukta sallanmaya başlıyor derin bir ağrının eşliğinde. Tutunacak tek bir dalı kalmadığını, karanlıklar içinde kaybolduğunu hissediyor insan. Huzur bulduğun evinin anlamı değişiyor. Acının amansız, dermansız olduğunu düşündüğün yer oluyor birdenbire . Hayatta önemsediğin, hayatın olan her şey bir anda […]

Devamını Oku

Kurmaca Uydurmaca

İnsan önce bedeni sonra çevresi ve sonunda dünya ile sınırlandırılmış bir varlık. Sanat ise bu sınırların kalktığı özgür bir alan. Anlatıcı-yazar sanatın bu özelliğinden yararlanarak bu sınırlardan ve iç sıkıntısından kurtulmak ister. Her gün önünden geçtiği saatçiden yola çıkarak bir karakter yaratmıştır zihninde. Saatçinin bütün özelliklerini bellidir. Fiziki özellikleri bile. Bu yüzden bıyıksız olmasına şaşırır. […]

Devamını Oku

Karakter Yaratmak

Kurmaca bir metinde karakter, yazarın zihninde biriktirdiklerinden oluşur. Bu oluşum mekâna, zamana ve olay örgüsüne göre şekillenir. Kurmaca yazarken metin bir bütün olarak zihinde canlandığı zaman karakterde o bütünün içinde var olur. Ancak bu oluşum hamdır. Zamana yayılan düzeltmelerle karakter de kurmaca da gerçek biçimini alır. Kurmaca metin yazan bir yazarın dikkati, diğer insanlardan farklıdır. […]

Devamını Oku