Herkes Alışıktı Belki de…

Gezi Apartmanı Filiz Elasu’nun ikinci romanı. İlk romanı Oyun‘da olduğu gibi bu romanda da yazar, toplumsal sorunların altını çizmeye devam ediyor. Yaşadığımız şehrin ve içinde yaşayan insanların modernleşme ile birlikte yaşadığı değişimi bir apartmanda somutlaştırarak anlatıyor. Toplumsal hayatın temel taşlarından biri olan empati yeteneğimizi yitirdiğimiz zaman başkalarının acılarına duyarsızlaşıyoruz. Çevremizde olan biten bütün olumsuzluklar bize […]

Devamını Oku

Değişen Dünyada Roman

İnsan ölümle sınırlandırılmış bir canlı. Diğer bütün canlılar gibi. Kısa hayatında her şeyi yaşaması, deneyimlemesi mümkün değil. İşte burada insanın imdadına kitap yetişiyor. Okumak, yeni dünyalar sunarak insanın kısacık hayatını, zihinsel olarak genişletiyor. Özellikle edebi eserler, kurgusal dünyaları ile okura renkli, canlı ve ilginç hayatları tanıtarak deneyim kazandırıyor. Okuyan kişi öykü, roman, şiir, deneme, anı… […]

Devamını Oku

Vefa ve Sadakat

Son yıllarda roman, edebi türler içerisinde en çok tercih edilen tür olarak karşımıza çıkıyor. Popüler romanların yanında türün hakkını veren birçok roman da yayımlanıyor. Sayı olarak çok olmasa da bu romanlar içinde tarihi romanlar da görülmekte. Erkan Göksu’nun Berzem adlı romanı da tarihi olayları malzeme olarak kullanan romanlardan biri. Ancak Göksu’nun burada özellikle belirttiği şey […]

Devamını Oku

Hatıraların Gölgesinde

Her milletin bir geçmişi yani tarihi vardır. Bu tarih doğru yorumlandığı zaman geçmişten geleceğe doğru bir köprü oluşturur. Daha çok bilgisel metin olarak karışımıza çıkan tarih aslında kendini kurgu metinlerde daha canlı ve güçlü gösterir. Bilgiye dayanan bir metini okurken göstermediğimiz duyarlığı, tarihi romanı okurken çok rahat gösterebiliriz. Osman Gazi Kandemir, toplumların hafızasında yer eden […]

Devamını Oku

Uyku Sersemi

  “Yıkılan bir dünyada selfie çekip gülmeye benziyor ruh halimiz.” Hatıralarımız ile doludur mekânlar. Zaman hatıralar biriktirir. Her şehrin içinde yaşayan insanla birlikte bir hafızası vardır. Özellikle tarihsel geçmişi eski olan şehirlerde bununla daha çok karşılaşırız. Kahvemizi içtiğimiz kafe, kitap aldığımız kitapçı, film izlediğimiz sinema bizle birlikte anılar biriktirir, bir alışkanlık yaratır şehrin belleğinde. Hakan […]

Devamını Oku

Anlar

Yaşımız ilerledikçe geçmişin sadece anlardan oluştuğunun farkına varırız. Bu anlar bazen bir görüntü, bazen bir ses, bazen de bir mekân olarak zihnimizde yaşar. Murat Gülsoy son romanı Öyle Güzel Bir Yer ki’ de işte bu anları bize hatırlatıyor. Romanın temel kahramanı Kerem’in eskici/antikacı dükkânında bir araya gelen lise arkadaşları geçmiş ile bir hesaplaşma içine giriyorlar. […]

Devamını Oku

Acı Hayat

Aşk ve ayrılık birbirini tamamlayan pergelin iki ucu gibi. Çoğu kez aşkın yaşattığı mutluluk, ayrılık acısı ile bir anda toz olup gidiyor. İnsan her aşkını son aşkı olarak düşünür. Ama böyle bir kural yok ne yazık ki! Aşk biter, ayrılık gelir. Yalnız sevgiliden değil; anneden, babadan, kardeşten, dosttan ayrılık… Hayat bizi diğer insanlarla aynalayarak sınar. […]

Devamını Oku

Vitrinde Yaşamak1

“Birçok şeyin gösterildiği için ve göründüğü kadarıyla var olduğu, sergilendiği için ve seyredildiği kadarıyla değer kazandığı bir toplum çıktı ortaya. Epeydir vitrinde yaşıyoruz hepimiz.”2   1980 darbesinden itibaren kamusal alanın yeniden kurgulanması ile yeni bir hayat tarzı ortaya çıkmıştır. Bir taraftan yasaklar kendini gösterirken diğer taraftan halk var olacağı yeni alanlar yaratmaya başlamıştır. Elbette bu […]

Devamını Oku

Yalnızlık, Ölüm, ve Hayata Dair

“Oysa yalnızlar içinde yalnızdır insan” Yalnızlık içimizdeki derin boşlukta yaşar. Bu nedenle kalabalıklar içinde de yalnız olabiliriz. Zihnimizden geçenleri, sözcüklere dökmediğimiz sürece hiç kimse bizi anlayamaz. Bu da insanı anlamlandıramadığı bir yalnızlığa sürüklüyor. İçimizdeki bu derin boşluğun temel nedeni ise, bana göre ölümlü bir canlı olmamızdan kaynaklanıyor. Her insan, bir gün öleceği bilgisini içinde taşıyor. […]

Devamını Oku

Başka Bir Dünya

Ütopyalar, yaşanan dünyadan yola çıkarak daha güzel, ideal bir dünyanın kurulduğu yapıtlardır. Bunlar tüm olumsuzluklara rağmen insandan umudu kesmeyen yazarlar tarafından yazılmışlardır. Ancak zaman içerisinde yaşadığımız hayattaki olumsuzlukların artması sonucunda karşı-ütopyalar, distopyalar ortaya çıkar. Bunlar ütopyaların aksine olumsuz bir dünya çizerek zamanın getirilerinin kötü olacağını, çünkü insanın kötülüğe meyilli bir varlık olduğu üzerine kurulurlar. Onun […]

Devamını Oku