Anlar

Yaşımız ilerledikçe geçmişin sadece anlardan oluştuğunun farkına varırız. Bu anlar bazen bir görüntü, bazen bir ses, bazen de bir mekân olarak zihnimizde yaşar. Murat Gülsoy son romanı Öyle Güzel Bir Yer ki’ de işte bu anları bize hatırlatıyor. Romanın temel kahramanı Kerem’in eskici/antikacı dükkânında bir araya gelen lise arkadaşları geçmiş ile bir hesaplaşma içine giriyorlar. […]

Devamını Oku

Acı Hayat

Aşk ve ayrılık birbirini tamamlayan pergelin iki ucu gibi. Çoğu kez aşkın yaşattığı mutluluk, ayrılık acısı ile bir anda toz olup gidiyor. İnsan her aşkını son aşkı olarak düşünür. Ama böyle bir kural yok ne yazık ki! Aşk biter, ayrılık gelir. Yalnız sevgiliden değil; anneden, babadan, kardeşten, dosttan ayrılık… Hayat bizi diğer insanlarla aynalayarak sınar. […]

Devamını Oku

Vitrinde Yaşamak1

“Birçok şeyin gösterildiği için ve göründüğü kadarıyla var olduğu, sergilendiği için ve seyredildiği kadarıyla değer kazandığı bir toplum çıktı ortaya. Epeydir vitrinde yaşıyoruz hepimiz.”2   1980 darbesinden itibaren kamusal alanın yeniden kurgulanması ile yeni bir hayat tarzı ortaya çıkmıştır. Bir taraftan yasaklar kendini gösterirken diğer taraftan halk var olacağı yeni alanlar yaratmaya başlamıştır. Elbette bu […]

Devamını Oku

Yalnızlık, Ölüm, ve Hayata Dair

“Oysa yalnızlar içinde yalnızdır insan” Yalnızlık içimizdeki derin boşlukta yaşar. Bu nedenle kalabalıklar içinde de yalnız olabiliriz. Zihnimizden geçenleri, sözcüklere dökmediğimiz sürece hiç kimse bizi anlayamaz. Bu da insanı anlamlandıramadığı bir yalnızlığa sürüklüyor. İçimizdeki bu derin boşluğun temel nedeni ise, bana göre ölümlü bir canlı olmamızdan kaynaklanıyor. Her insan, bir gün öleceği bilgisini içinde taşıyor. […]

Devamını Oku

Başka Bir Dünya

Ütopyalar, yaşanan dünyadan yola çıkarak daha güzel, ideal bir dünyanın kurulduğu yapıtlardır. Bunlar tüm olumsuzluklara rağmen insandan umudu kesmeyen yazarlar tarafından yazılmışlardır. Ancak zaman içerisinde yaşadığımız hayattaki olumsuzlukların artması sonucunda karşı-ütopyalar, distopyalar ortaya çıkar. Bunlar ütopyaların aksine olumsuz bir dünya çizerek zamanın getirilerinin kötü olacağını, çünkü insanın kötülüğe meyilli bir varlık olduğu üzerine kurulurlar. Onun […]

Devamını Oku

Ela Gözlü Pars*

“Haksız yere mahkûm edilen oğlum Nazım Hikmet açlık grevindedir. Ben de ölmek istiyorum. Gece gündüz oruçluyum. Bizi kurtarmak isteyenler bu defteri adreslerini de yazarak imzalasınlar.” 70 yaşındaki Celile Hanım, Bursa Hapishanesinde yatan, oğlu Nazım için Galata Köprüsünde bir imza kampanyası başlatır. Kardeşi Münevver ile birlikte bir pankart hazırlayarak yukarıdaki cümleleri yazar. Nazım Hikmet’in kuzeni Oktay […]

Devamını Oku

Suç ve Ceza Üzerine Düşünceler

Her roman, kendi dinamikleri içerisinde başlar, gelişir ve sonlanır. Bu dinamikler özellikle psikolojik romanlarda daha içsel durumlara bağlı olarak gelişir. Suç ve Ceza romanı da psikolojik ve aynı zamanda ideolojik bir romandır. Diğer taraftan polisye bir roman olarak okunması da mümkündür. Nitekim ilk yayınlandığı dönemde daha çok bu yönü ile dikkatleri üzerine çekmiş; zaman içerisinde […]

Devamını Oku