Öykü

Herkes birgün döner yarım bıraktığı öykünün yurduna. Eksiklik tamamlanmadıkça rahat vermez öyküler insana. Gerçi insan var olduğundan beri, yeryüzüne öyküler bırakarak dolaşır. Bütün öyküler yarım, bütün öyküler eksiktir. Koltuktan kalkarak bavulumu aldım. Trenden indim. Ağır adımlarla istasyonun loş, taş binasına doğru ilerledim. Trenin tak tak sesleri boğdu sessizliği bir an. Sonra anlamsız bir boşluk kapladı […]

Devamını Oku

Çöp Kutusu

Acayip bir gürültü ile gözlerimi açtım. Önce, kapı çalınıyor sandım. Hızla kalkıp kapıya doğru yöneldim. Koridorun yarısına geldiğimde bir an durdum. Ses hala devam ediyor. Ama daha hızlı ve sık bir tekrarla, duvara vuruyorlar sanırım. Yatak odasına döndüm. Ses durdu. Saate baktım. Dokuz. Kendimi yatağa attım. Başka acayip bir ses. Fırladım yataktan. Bu sefer tanıdım. […]

Devamını Oku

Ev-li Olmak

Gece oteldeki odamda uyku tutmuyordu. Bütün bir günü gerginlik içinde geçirdikten sonra geç saatte odama dönmüş, yarı soyunmuştum. Bir süre televizyon kanallarında oyalandım, ışığı söndürdüm, perdeyi açtım, yatağa girdim. Gecenin bu saatinde kent uyuyordu. Kentin yanına uzanıp deliksiz bir uyku çekmek için kıvranıyordum. İstediğim tek şey uyumak, öylece uyumaktı, ama uyuyamayacak kadar huzursuzdum. Sabah ilk […]

Devamını Oku

Boşluk

Kağıtlar, bez parçaları, çarşaflar… Ama içindeki boşluk bir türlü dolmuyordu. Olmuyor, diye inledi. Etrafına bakındı. Karanlık. Oraya buraya savrulmuş eşyalar… Gözü dağınık eşyaların arasında plastik bir bebeğe ilişti. İşte buldum, diyerek bebeğe doğru ilerlemeye çalıştı. Ama aralarındaki mesafe azalacağına artıyordu. Sonunda ona ulaştı. Bebeğim, diyerek bağrına bastı. Onu ait olduğu yere yerleştirmek istedi. Derin ve […]

Devamını Oku

Kalbi Ellerinde

Kablolarla bağlı hayata. Tutunmak istiyor. Olmuyor. Ekranda bir ışık geziyor. Dıt. Dıt. Dıt. Kalbi. Yukarı- aşağı eğriler oluşturarak ilerliyor ışık. Yeşil. Son günlerde zihninde hep bunlar dolaşıyor. Hayat ile ölüm arasında gidip gelen bir insanın yaşa-ma-dıkları. Yangın yüreklerinde. Acının yangını. Tuttuk. Garip. Nasıl mı? İşte öyle: Dıt… dıt… dıt… Bir fren sesi. Gecikmiş. Yerde. Tek […]

Devamını Oku

Darbe

  Seni bir merdiven boşluğunda urgana asılı buldular. Yarı aralık gözlerinde umudun mavisi ile bakıyordun meraklı kalabalığa. “Otomatiği sabitleyin. Fener getirin. Aydınlatın boşluğu.” Konuşmadın. Herkesin gölgesinden korktuğu o yıllarda, bir tek senin sesin duyulmadı zindanın küflü duvarlarında. Vücuduna her dokunuşları, inançlarına biraz daha sarılmanı sağladı. İçinin aydınlığına sığındın, dışardaki karanlıktan. “Şu insanları dışarı çıkarın. Adli […]

Devamını Oku

Ninni

Oteldeki odamın penceresi yemyeşil bir ormana bakıyordu. Ağaçlar öylesine sıktı ki pencereden yere yeşil bir halı serilmiş gibi görünüyordu. Kahvemi elime aldım ve bu güzel görüntüyü seyretmeye başladım. Üç günlük seminer için geldiğim dağ otelinde ilk gecemdi. Yarın beni oldukça yoğun bir gün bekliyordu. Dosyamı açıp yarınki programa baktım. İki oturum halinde, sadece yemek molası […]

Devamını Oku

Sonsuz Bekleyiş

  Patlak bir top ve tutulmamış sözler. Ondan geriye kalanlar. Yüzündeki derin çizgiler geliyor aklıma şimdi. Oysa o kadar yaşlı sayılmazdı. Yorgun ve düşünceli görünürdü her zaman. Sanki ağır bir yük altında kalmış gibi bakardı gözleri. Her akşam, işten döndüğünde sobanın yanındaki döşemesi yıpranmış koltuğuna oturur. Beni çağırır; kucağına oturtur ve o gün neler yaptığımı […]

Devamını Oku

Mavi Sardunyalar

II Kolunu uzattı. Derin bir boşluğun içine düşer gibi, iniş bir türlü bitmemişti. Sonra düştü beyaz çarşafın üzerine… Keşke uyanmasaydım diye geçirdi içinden… Saate baktı; 6:30’u gösteriyordu. Uzun zamandır yaptığı gibi saymaya başlamadan hızla kalktı; hemen banyoya gitti; duşa girdi. Sıcak suyun, vücudundan kayıp gitmesini izledi bir süre. Ama sayılar, sulardan daha hızlı hareket ediyordu. […]

Devamını Oku

Kutu Kutu İstanbul

I Sokaklarda dolaşıyorum. Başımın üzerinde yükselen binaların camlarında ışıklar yanıyor. Artık güneşin aydınlatmadığı bu kutular şehrini, sarı beyaz ampuller aydınlatacak. Her birinde ayrı bir dünyanın yaşadığı bu pencerelere bakarken, insanın ne kadar zavallı bir varlık olduğunu bir kez daha hatırlıyorum. Kısır bir döngünün içinde kaybolan hayatlarını, kutulardan kutulara sürüklerken aynada yüzlerine, gören gözlerle bakmayan, ya […]

Devamını Oku