Hayat Yeniden

Beden denen makine bir yerinden arızalandı mı bütün hayatı askıya almak zorunda kalıyor insan. Her şey boşlukta sallanmaya başlıyor derin bir ağrının eşliğinde. Tutunacak tek bir dalı kalmadığını, karanlıklar içinde kaybolduğunu hissediyor insan. Huzur bulduğun evinin anlamı değişiyor. Acının amansız, dermansız olduğunu düşündüğün yer oluyor birdenbire . Hayatta önemsediğin, hayatın olan her şey bir anda önemini yitiriyor. Sözcükler yetersiz kalıyor yaşadığını anlatmaya. Uzanıp yatağına tavanı seyredebiliyorsun acının hafiflediği anlarda. Elin, kolun, ayakların sanki başka birine aitmiş gibi söz dinlemeden oradan oraya savruluyor. Bir zamanlar gülücükler dağıtan yüzün, yaşadığın sancılarla yeniden şekilleniyor. Bitecek, duracak, iyi olacağım diye tekrarlıyorsun sürekli, umudu yitirmeden. Sanırım şairin de dediği gibi yaşamak ağır basıyor yine de. Sonra karanlıkların içinde bir ışık doğuyor sevgi ve şefkatle. Acına ses veriyor insan olanlar. Telefonda duyduğun bir sözcük, sana şefkatle sarılan kardeşin, dostun, komşun alıyor bedenindeki yükün ağırlığını.

Merhaba, merhaba… Yeniden hayata dönen bedenim… Merhaba gözlerim, ellerim, tenim. Varlıklarını ancak hastalandığı zaman anladığım organlarım.  Beni çıkmaz sokaklarda yalnız bırakan, deliliğin sınırlarında gezinen aklım.  Gözyaşlarım. Coşkularım. İnişlerim, çıkışlarım. Merhaba alışkanlıklarım, sabah günaydın ile kalkışlarım, gece uyku bilmeyen gözlerim; korkularım, içime korku salan zayıflıklarım. Yol ayrımlarında kayboluşlarım, hatalarım. Merhaba, dünüm, bugünüm, yarınım..Merhaba yüreğim, sevdaların yangınında kavrulan, kavruldukça yeniden doğan sevgi dolu yüreğim. Umutlarım, umutsuzluklarım. Karanlık koridorlarla dolu zihnim. Merhaba kitaplarım. Bana hayat veren, hayatı öğreten öyküler, romanlar, şiirler… Okuyanlar, okumaya zaman bulamayanlar. Merhaba şarkılar, türküler. Güzel sesleri ile kulaklarımızı hoş namelerle dolduranlar. Merhaba benimle bir türlü barışmayan sözcükler, harfler… Merhaba odalar, eşyalar… Merhaba bana hep huzur veren deniz, martılar. Gökyüzü, güneş, ay, yıldızlar. Merhaba yollar, yolculuklar. Dağlar, ovalar. Aydınlık günleri hak eden ülkem. Merhaba beni sevenler, benim sevdiklerim… Yolumu gözleyenler, yüzümü dahi görmek istemeyenler. Merhaba bana kızan, benim kızgın olduklarım… Dostlar, düşmanlar. Merhaba tanıdıklarım, tanımadıklarım. Zalimler, mazlumlar. Merhaba sesinin şefkatine vurulduklarım, gözlerindeki ışığa kapıldıklarım. Merhaba derdine deva arayanlar. Merhaba hayat yolunun yolcuları. Bu bitmeyen, bitmesini istemediğimiz serüvende, her düştüğünde kalkıp yeniden yoluna devam edenler. Merhaba yenilenler, hayata yenik başlayanlar. Yenilgilerde pes etmeyenler, zaferlerin sarhoşluğuna kapılmayanlar. Hayatı basit, yalın ama dopdolu yaşayanlar. Merhaba kediler, köpekler, kuşlar. Bizim kadar bu dünyada huzurla yaşamayı hak eden can dostlarımız.

Şimdi her şeye yeni başlamış; yeni doğmuş gibiyim. Bedenim, ruhum tazelendi. Yeniden umutlarla doldu yüreğim. Hayatı, dünya, yaşadığım bu güzel ülkeyi sevmeye yeniden başladım. Zor zamanlar, ağırılar yok artık. Yaşantı eski rutinlerine geri döndü. İnsan yaşayarak tecrübe kazanıyor. Kimi zaman bu tecrübeler ders oluyor; kimi zaman unutulup gidiyor zamanın tozları arasında. Ama derin ve uzun süren acılar değiştiriyor insanı. Bedenine özen göstermeyi öğretiyor. Daha saygılı davranmaya başlıyorsun bedenine. Ve elbette aklınla yüreğinle dengede yaşamayı öğreniyorsun. Hayat deneyimlerden ibaret zaten. Ağrılı karanlıkların ardından yeni güneşler doğuyor mutlaka. Ve en önemlisi ailenin, dostlarının, arkadaşlarının ve komşularının değerini bir kez daha anlıyorsun.

Yeniden merhaba hayat….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir