Renklerin Senfonisi

Bir fotoğrafa bakarken insanın aklına neler gelmez ki…  Fotoğrafın derinliklerine daldıkça gördüklerimiz ile ilgili anılar canlanır bir bir. Belki  yaprakları sombaharla birlikte sararmış, yavaş yavaş dökülen ağacın altında yaşadıklarınızı hatırlarsınız. Doğa size renklerin senfonisini sunarken siz, kendi dünyanızın içinde kaybolup gidersiniz. Belki ömrünüzün de tıpkı sararan yapraklar gibi yavaş yavaş sona doğru ilerlediğini düşünürsünüz. Ölüme doğru yaklaştıkça güneşin renklerini alan yaprakların sarı, kırmızı, kahverengi ve yeşil tonlarındaki dansı tıpkı bir şiir gibi etkisi altına alır sizi. Öylece kalmak; bu renk cümbüşünün içinde kaybolmak isteyebilirsiniz. Ama diğer yandan, ayaklarımızın altında ezilen yapraklar bize, ölümü çağrıştırır. Ne yazık ki ömrümüzün sona yaklaştığımız zaman bizler renklenmiyor, adeta tüm renklerimizi kaybediyoruz. Oysa doğa, yok olurken de insana farklı renklerin oynaştığı bir dünya sunarak ölümü bile güzelleştiriyor.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir