Ormanda

Pencerenin öbür tarafında oturan adamı gördüm. Mevsimlerin kaderini bilen yaşlılar gibi baktı bana. Uzun saçları iki yandan boynuna ölü yapraklar gibi dökülüyordu. Kiliseye doğru yürüdüm. İlk mezarlara vardım. Mezarların arasından geçerek dar patika yoldan eve dönmeyi düşünüyordum. Dışarıda güneşi görmüş; onun parlayışına aldanıp kendimi bir anda sokağa atmıştım. Yavaş adımlarla mezarlığın içinde ilerlerken erken baharın […]

Devamını Oku

Ninni

Oteldeki odamın penceresi yemyeşil bir ormana bakıyordu. Ağaçlar öylesine sıktı ki pencereden yere yeşil bir halı serilmiş gibi görünüyordu. Kahvemi elime aldım ve bu güzel görüntüyü seyretmeye başladım. Üç günlük seminer için geldiğim dağ otelinde ilk gecemdi. Yarın beni oldukça yoğun bir gün bekliyordu. Dosyamı açıp yarınki programa baktım. İki oturum halinde, sadece yemek molası […]

Devamını Oku