Tutku

Kitap okuyorum. Düşünüyorum.
Düşünüyorum. Kitap okuyorum.
Kendimi bildim bileli bu süreç hep böyle olageldi. Ne kadar uzak kalmaya çalışsam da kitaplarla aradaki ilişki öylesine güçlü ki onlardan asla kopamıyorum. Bir kitap okumuştum; Oku, Oku Budur Sonu adında. Ben bir sona ulaşamıyorum bu konuda. Kitapların dünyası öylesine zengin ki birinden diğerine geçerken sırada bekleyen diğerlerinin hatırı kalıyor.
Ne zaman başladı bu güçlü ilişki? İlk gençliğimde kitaplar benim için bir eğlence kaynağıydı. O dönemde özellikle ansiklopedileri okumayı severdim. Öğrendiğim bilgiler karşısında şaşkınlığa düşer; daha çok öğrenmek isterdim. Sonra atlasları incelemeye başladım. Dünya öylesine büyülü bir yerdi ki haritalarına bakıp bakıp hayran olur; büyüyünce gezgin olmaya karar verirdim. Sonra Türk klasiklerini okumaya başladım. O kitapların bana sundukları dünyada kaybolup gitmek, bir karakter ile özdeşleşmek, kitapta olan olayları sanki kendi başımdan geçiyormuş gibi yaşamak bana çok keyifli gelirdi. Kitaplar en yakın dostlardı benim için. İki kapak arasında bana sunulan dünyanın içine girmek; orada kaybolmak; kitabı kapattığım zaman bile kitabın karakterleri ile birlikte yaşamak. Kurgu dünyayı gerçek dünyaya tercih etmeme neden olurdu. Aklımda okuduğum kitabın kurguları ile dolaşırdım.
Üniversite yıllarımda kitapla ilişkim, daha profesyonel bir hal aldı. Edebiyat fakültesini kazanmıştım. Kitapların dünyasında daha kolay yolumu bulabilecektim. Öğrenim süresince Türk edebiyatını daha yakından tanıma imkânı bulurken kütüphanem de genişlemeye başladı. Artık çalışma odamda kitaplarımla birlikte yaşamaya başlamıştım. Hayatım onların sessiz tanıklıkları ile geçti. Sıkıldığım ya da üzüldüğüm bir şey olduğu zaman, sevdiğim bir kitabın sayfalarına kendimi bırakıp rahatlıyordum.
Son yıllarda ortaya çıkan e-kitaplarla aram pekiyi değil. Kitabı bir nesne olarak elimde tutma alışkanlığım bu konuda benim peşimi bırakmıyor. Bilgisayar ekranından okumak bana çok da cazip gelmiyor. Elimde sayfalarını karıştıracağım, kokusu duyabileceğim bir nesne olması gerekiyor okurken. Ama bir yere giderken kütüphanemden ayırılmak bana çok zor geldiği için bir aletin içinde bütün kitapları taşıma fikri de oldukça etkileyici. Bu yüzden e-kitaplara da alışabilirim diye düşünüyorum.
Bir gün ömrüm sona erecek. Ve ben en çok daha fazla okumadım diye üzüleceğim.

03.07.2019

Bodrum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir